| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
www.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.ws
Glittery texts by bigoo.ws

HUZUR

BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ?

BUNLARI BILIYORMUYDUNUZ?
 
1.
      
Göğüsleri kılsız erkekler, kıllı erkeklerden daha fazla karaciğer sirozuna yakalanırlar.
2.
      
Sevdiğiniz birine bakarken gözbebekleriniz genişler, nefret ettiğiniz birine bakarken de.
3.
      
Sarışınlar, esmerlerden daha fazla saç teline sahiptir.
4.
      
Diş minesi vücudunuzdaki en sert şeydir..
5.
      
Burnunuzla başparmağınız aynı boydadır. (ve bu bilgiyi okuyan herkes bunu dener)
6.
      
Dişleriniz doğumunuzdan 6 ay önce (dişetlerinizin içinde) oluşmaya başlar.
7.
      
Vücudunuzun 30 dakikada saldığı ısı ile iki litre suyu kaynatabilirsiniz.
8.
       Her bir ayağınızda yaklaşık bir trilyon bakteri vardır.

9.
       Ortalama bir rüya 2-3 saniye sürer.
10.
  
Yiyeceğin ağzınızdan midenize ulaşması yedi saniye sürer
11.
  
İnsan beyin hücresi 5 takım Encyclopedia Britannica'daki bilgileri alabilecek kapasitededir.
12.
  
Mide asidiniz bir jileti eritebilecek güçtedir
13.
  
Tam dolu bir idrar kesesi aşağı yukarı bir beysbol topu ebadındadır
14.
   Bir çift ayakta 250,000 ter bezi vardır.

15.
   Ayak başparmağınızda iki kemik olmasına karşılık diğer dört parmağınızda üçer kemik bulunur.
16.
  
Ortalama bir kadın ortalama bir adamdan 5 inc (12,5 cm )daha kısadır.
17.
  
Bir adım atmak için 200 kasınızı kullanırsınız
18.
  
İnsan vücudundaki en büyük hücre yumurta hücresi, en küçük hücre ise sperm hücresidir.
19.
   Bilim adamlarına göre IQ'nuz ne kadar yüksekse o kadar çok rüya görürsünüz.

VATAN SİZE MİNNETTAR...

VatanSagolsunRaporA4o01b 

34340c1ef58vr   

 

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ

Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer,
O ne müthiş tipidir, savrulur enkazı beşer.
 
Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.
Kafa göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak
Vurulup, tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna yarap ne güneşler batıyor.
 
Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker
Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.

Mehmet Akif ERSOY

TÜRK YALANLARI

Kalsaydınız bir şeyler yerdik...
• Vallaha sarıda geçtim memur bey...
• Kazanmak önemli değil mühim olan yarışmaya katılmaktı...
• Dünya ahiret bacımsın...
• Şu an 65 milyon bizi izliyor...
• Bu son sigaram...
• Bütün kadınlar güzeldir...
• İki saat kapıda bekledim, açan olmadı...
• Seni düşünmekten bütün gece gözüme uyku girmedi...
• Sen bir de beni gençliğimde görecektin...
• Ağlamıyorum... Gözüme bir şey kaçtı...
• Çocuğum yemezsen arkandan ağlar...
• Seni leylekler getirdi yavrum...
• Akşama erken geleceğim...
• Bu aldığım en güzel hediye...
• Bir oturuşta iki büyük deviririm...
• Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için...
• Ağzıma sigara sürmedim...
• Ben almayım rejimdeyim...
• E ne zaman gidiyoruz içmeye?...
• Kadınlar en çok kel erkeklerden hoşlanır...

• İşim bitsin ben seni ararım...
• Bir kez olsun yüzüm gülmedi...
• Hayatımda hiç ilaç almadım...
• İhraç fazlası bunlar...
• O elinizdeki tek kaldı, başka yok...
• Bi'tanem...
• Seni Seviyorum...
• Beni seçerseniz size...
• Ben de tam seni arayacaktım...
• Bir şey olmaz...
• Ben eski yüzücülerdenim...
• Bizi davet ettiler ama gitmedik...
• Valla bu size çok yakıştı...
• Senin annen bir melekti yavrum...
• Bana yan bakan daha anasının karnından doğmadı...
• Merak etme hayatim sekreterimi görsen çok çirkin....
• Büyük ikramiyeyi kazanmak istemiyorum önemli olan alin teri...
• Merhaba karicim, mesai yeni bitti de...
• Üzülme sevgilim evlenince anneni yanımıza alırız...
• Evi boşaltın! Almanya'dan oğlum geliyor...
• İki gözüm önüme aksin ki...
• Kilolarımla barışığım ben böyle mutluyum!
• Formu doldurun biz sizi ararız
• Bu sene üniversite soruları çok basitti, keşke sınava girseydim...
• Ben her bahar aşık olurum...
• Gerçek aşkı sende buldum...
• 2 saat bekledim...Gelmedin!
• Üşüyorsan ceketimi alabilirsiniz...
• Seni anlıyorum...
• Hatırası var, bunu sana veremem...
• Arkasından değil, burada olsa yüzüne de söylerim...
• Her bedene uyar bu...
• Gol atmayı sevmiyorum.Asist yapmak daha çok hoşuma gidiyor...
• Senin eline kimse su dökemez...
• Öğretmenin vurduğu yerde gül biter...
• Söyle bir arabam olsun milyarlarca borcum olsun...
• Benim için önemli olan ruh güzelliği...
• Hediye olmasa inan verirdim...
• Bir arkadaşa bakıp çıkacağım, istersen kimlik bırakayım...
• Mektup gelmedi mi? Ama ben kendi elimle postaya attım...
• Belki biraz sikti ama hiç merak etmeyin kullandıkça açılır...
• Kitaplarıma bir daha bakayım ama kitabi sana verdiğimden eminim...
• Onun için bir şeyler yapmayı çok isterdim... Ama maalesef...
• Elimden bir şey gelmez...
• Sensizlik canıma tak etti...
• Ben hiç yalan söylemem...
• Aksam elektrikler kesildi, dersimi yapamadım...
• Bunun garantisi biziz efendim...
• Telefon şehirler arasına kapalı...
• Ben zaten böyle olacağını biliyordum...
• Bir kereden bir şey olmaz...
• Biz sadece arkadaşız...
• Kuran çarpsın bu son sigaram...
• Son biletler bunlar...
• Hiç acıtmayacak...
• Daha önce hiç kimseyi böylesine sevmemiştim...
• Sizin mutluluğunuz bizim mutluluğumuz...
• Sayısaldan para çıksa, önce kimsesiz çocuklara sonra da yaşlılara bağışlarım...
• Ha bir de okul yaptırayım...
• Abi kızı göreceksin valla bir içim su...
• Adem Bey şu an toplantıda... Kim arıyordu?
• Sizden iyi olmasın bir arkadaşım vardı...
• Kuru ekmek bana yeter... Yeter ki huzurum yerinde olsun...
• Dış transferleri 15 gün içinde bitireceğiz....
• Aradım... Çaldı çaldı açan olmadı...
• Dünyanın en mutlu çifti olacağız...
• Devletimiz güçlüdür...
• Failleri en kısa zamanda yakalanacak...
• Enflasyon düşecek...
• Bu kış komünizm gelecek...
• Memuru enflasyona ezdirmeyeceğiz...
• Bu konuda elimizden geleni yapıyoruz...
• Benim isçim, benim köylüm, benim memurum...

EĞER HALA SİZİNLEYSE...

EĞER HÂLÂ SİZİNLEYSE...

 
ÇOK GÜZEL, PAYLAŞMADAN EDEMEDİM
 
 


Hala sizinleyse!!!

1 yaşınızdayken
sizi elleriyle besledi ve yıkadı. Bütün gece ağlayıp onu uyutmayarak teşekkür ettiniz.

2 yaşınızdayken
size yürümeyi öğretti. Size seslendiğinde odadan kaçarak teşekkür ettiniz.

3 yasınızdayken
size özenle yemekler hazırladı. Tabağınızı masanın altına dökerek teşekkür ettiniz.

4 yaşınızdayken
elinize rengârenk kalemler tutuşturdu. Evin bütün duvarlarına resim yaparak teşekkür ettiniz.
5 yaşınızdayken sizi cici kıyafetlerle süsledi. Gördüğünüz ilk çamur birikintisine atlayarak teşekkür ettiniz.

6 yaşınızdayken okula kadar sizinle yürüdü. Sokaklarda 'GITMIYCEEEEEEEM' diye ağlayarak teşekkür ettiniz.

7 yaşınızdayken size bir top hediye etti. Komşunun camini kırarak teşekkür ettiniz.

9 yaşınızdayken size dualar öğretti, siz her seferinde unutarak teşekkür ettiniz.

11 yaşınızdayken sizi arkadaşınızla sinemaya götürdü 'Sen bizimle oturma' diyerek teşekkür ettiniz.

12 yaşınızday ken zararlı TV programlarını seyretmenizi istemedi. O evde değilken hepsini izleyerek teşekkür ettiniz.

19 yaşınızdayken okul masraflarınızı karşıladı, sizi arabayla kampusa götürdü ve eşyalarınızı taşıdı.

Arkadaşlarınız alay etmesin diye kampus kapısında vedalaşarak teşekkür ettiniz.

21 yaşınızdayken iş hayati ve kariyerinizle ilgili size fikir vermek istedi. 'Ben senin gibi olmayacağım' diyerek teşekkür ettiniz.

22 yaşınızdayken kep giyme töreninizde size gururla sarıldı. Avrupa seyahati için para isteyerek teşekkür ettiniz.

25 yaşınızdayken düğün masraflarınızı karşıladı, sizin için hem mutlu oldu hem çok duygulandı. Siz dünyanın bir ucuna taşınarak teşekkür ettiniz.

30 yaşınızdayken bebek bakimi hakkında size akil vermek istedi. 'Artik bu ilkel yöntemleri bırak' diyerek teşekkür ettiniz.

40 yaşınızdayken sizi arayıp bir akrabanızın doğum gününü hatırlattı. 'Anne işim başımdan aşkın' diyerek teşekkür ettiniz.

50 yaşınızdayken o çok hastalandı, hafta sonunda onu görmeye gittiğinizde mutlu oldu.
Ona yaşlıların çocuk gibi nazlı olduğunu söyleyerek teşekkür ettiniz.

Derken bir gün..... o öldü.
O güne kadar onun için yapmadığınız ne varsa, o anda kalbinize bir yıldırım gibi duştu....

VE BİR HİKAYE:

'Evin telefonu sabaha karşı üç buçukta çaldı. Uyku sersemi adam telefonu açtı.
Telefondaki ses annesine aitti.
Telaşlandı, korktu başlarına bir şey mi gelmişti?
Annesi 'nasılsın oğlum iyi misin?' diye sordu.
Oğlu şaşkın bir ifadeyle 'iyiyim anne hayırdır bir şey mi oldu siz iyi
misiniz?' dedi.
Annesi 'biz iyiyiz bir şeyimiz yok sadece sesini duymak istedim' dedi.
Oğlu da 'anne bunun için mi aradın saat sabahın üçbuçuğu yarındau
konuşabilirdik' diyince annesi de 'rahatsız mı ettim oğlum?' dedi.


Oğlu 'evet anne rahatsız ettin' diyince annesi

'30 sene önce sen de beni bu
saate rahatsız etmiştin, doğum günün kutlu olsun'


EĞER HALA SİZİNLEYSE,

ŞİMDİ ONU HER ZAMANKİNDEN DAHA ÇOK SEVİN
VE HEMEN ARAYIP GÖNLÜNÜ ALIN!!...

BİR GÜZEL ÜLKÜ

y1p8gS9O7-pwVvfp_5KM8XqMbGi75ZxOIhMlz7AIe4g_QuI_EcydrLU41KvsJVnh4T_   
BİR GÜZEL ÜLKÜ



Yüreklerde kök bağlayıp yaşayan

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.

'Ezel'den 'Ebed'e müjde taşıyan

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Yesi'deki kutsal aşkın mayası

Malazgirt'te Alparslan'ın rüyası

Söğüt'teki has kilimin boyası

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Yunuslayın 'Et-kemiğe bürünen'

Selim ruhta Yavuz serdar görünen

Şems misali cümle kirden arınan

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Bedenlerde Koç Köroğlu yüreği

Debreştikçe yakın eyler ırağı

İman kalesinin bayrak direği

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Riya duygusuyla dolup taşmamış

İlimden, irfandan uzaklaşmamış

Benlik çamuruna ayak basmamış

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Dedem Korkut töresiyle töreli

Edep, ahlâk, sevgi, saygı sıralı

Kırk yıl önce.. aklım erdi ereli

Bir güzel ülküdür günül verdiğim.



Her kapıda bir hesaba girmeyen

İnancından zerre taviz vermeyen

Dost alnına kara leke sürmeyen

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Mazlumun yoldaşı, zalimin hasmı

Kendine put yapmaz heykeli, resmi

Hak'tır, adalettir, rahmettir ismi

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Bu ülkü candadır, sokakta yatmaz

Güneştir.. bir doğdu, bir daha batmaz

Menfaat uğruna kimseyi satmaz

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Şiddeti, kavgası, kanı olmayan

İçinde öfkesi, kini olmayan

Sonsuza uzanan, sonu olmayan

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Bedir’den Bizans’a akıp gelen o

Küfür setlerini yıkıp gelen o

İlâhî kaynaktan çıkıp gelen o

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Sinan'da estetik, Itrî'de ahenk

Sebillerde hayat, kubbelerde renk

Mevlânâ'da ilim, Barbaros'ta cenk

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Nizâm-ı Âlem'dir, Hakk'ın sözü bu

Söylediğim cümle.. sözün özü bu

Tek damlada umman eyler bizi bu

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Ülkü demek makam, mevki, taç değil,

Ülkü demek totem, sembol, haç değil

Kul icadı kof ilkeler hiç değil,

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Taze filiz vermiş Edebali’yle

Çiçeklenmiş Hacı Bayram Veli’yle

Ulubatlı Hasan’daki hâliyle

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Şehitlerin kanlarıyla ıslanan

Destan olup Mavera’dan seslenen

Atıf'larla Said'lerle beslenen

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Türk'e ihsan olmuş “Kavm-i Necip”lik

Boş hayâldir bu şerefe rakiplik

Hayatlar gergeftir, ameller iplik

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Ne yazdımsa inanç, ahlâk, örf ile

Postaladım gönül denen zarf ile

Anlatılmaz yirmi dokuz harf ile,

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.
Abdurrahim KARAKOÇ

Elif ile Vav‏

 

aşk da tıpkı elif gibidir,isminde gizlidir,ama okunmaz.o olmadan da besmele sese gelmez.o her şeyin içindedir,ama hiç bir şeyde görünmez. hz.mevlana

 

İnsan vav şeklinde doğar, bir ara doğrulunca kendini elif sanır.İnsan iki büklüm yaşar, oysa en doğru olduğu gün ölmüştür.Kulluğun manası vavdadır, elif uluhiyetin ve ehadiyetin simgesidir.O yüzden Lafz-ı ilahi elifle başlar. Elif kainatın anahtarıdır, vav kainattır.

 

Rabbi vav gibi mütevazı olsun ister kulları.
Musa dal olmuştur ama Firavunun gözü Elifte kalmıştır.
İbrahim ateşte vavdır, Nemrut bizzat ateşe odun.

 

Yunus, vav olup balığın karnında anca kurtarmıştır kendini.
İnsan iki büklüm olunca rahat eder ana karnında.
Boylu boyunca uzansa da kim rahattır mezarında?

 

Vavın elifle münasebeti ne kadar iyiyse, kainatın dengeside o kadar düzgündür.
Kim kimi hatırlarsa evvel o ona koşar.
Kainatta tüm cisimler boşlukta dönerken insan belki o yüzden boşlukta kalmamış, Rabbi onu imanla doldurmuştur.
Evvelde eliftir, bir ilahi nefesle ahirde vav olur kainat.

 

İyi bakıldığında, görmek için bakıldığında; Bazen bir insanın secdedeki hali, bazen bir ceninin anne karnında ki haline benzer..Vav Harfi, 'ın Vahid ismini ve birliğini simgeler. Ebced hesabında 6 rakamına denktir ki ; Bu yönüyle aynı zamanda imanın 6 şartını temsil ettiği söylenir.Harfi med olduğu gibi, kasem harfidir. Aynı zamanda, iki cümleyi veya özneyi bağlayan bağlaçtır.

 

Ey aşkın binbir başlı vav hali
Ey sonsuz kavram
Gaflet vaktinde
Gel gönlümün üstüne
Usta bir hattatım ben
Aşkı çizerim mekânlara
Aşk sığmaz ki bu ummana
Vav olur gözlerimiz
Bürünürüz canlara
Bir seyyah gibi
Gelip göçen, göçüp giden
Bu mekândan mekân'a
Demem o ki
Tarifini yapamam ben imkâna
Bir hattatım
Zamana vav çizmekteyim
Hilalin dolunaya
Dolunayın hilale dönüştüğü zamana

 

Ve mahlukat
Nefes nefes aşk çekerken Mevla'ya
Üstümde aşk kokusu var
Yaşadıkça beni yontar
Ve benzetir insana
Elimde vav
Gönlümde vav
Gözümde vav
Dem dem vav kesilirim
Beni insan yapana
Ey kalbimden geçeni bilen Allah'ım
'Kulum' de kâfi bana
İster nârına garket İster nuruna

 

Meşhur bir hikayedir:Hafız Osman fırtınalı bir günde dolmuş kayıkla Beşiktaş'a geçecektir. Bir kayığa biner. Yol bitmek üzereyken kayıkçı ücretleri ister. Fakat Hafız Osman o gün aceleyle çıktığı için yanına para almayı unutmuştur. Kayıkçıya; 'efendi, yanımda param yok, ben sana bir 'vav' yazayım, bunu sahaflara götür,karşılığını alırsın' der. Kayıkçı yüzünü ekşitip söylenerek yazıyı alır. Bir müddet sonra kayıkçının yolu sahaflar tarafına düşer. Bakar ki yazılar, levhalar iyi fiyatlarla alınıp satılıyor. Cebindeki yazıyı hatırlar ve götürür satıcıya. Satıcı yazıyı alır almaz 'Hafız Osman vav'ı' diyerek açık artırmaya başlar. Sonuçta iyi bir fiyata 'vav'ı satar kayıkçı. Kayıkçı bir haftalık kazancından daha fazlasını bu 'vav' ile kazanmıştır. Bir gün Hafız Osman yine karşıya geçecektir ve yine aynı kayıkçıyla karşılaşmıştır. Yol bitmek üzereyken yine ücretler toplanır. Hafız Osman da yol ücretini uzatır kayıkçıya. Kayıkçı 'efendi para istemez, sen bir 'vav' yazıver yeter' der. Hafız Osman gülümseyerek ; 'efendi o 'vav' her zaman yazılmaz.Sen dua et para kesemi yine evde unutayım' der...Ruhları şâd olsun üstadların...

'Sabır ve namazla Allah'tan yardım isteyin. Rablerine kavuşacak ve O'na döneceklerini umanlar ve Allaha karşı gerçek bir saygı gösterenlerden başkasına namaz elbette ağır gelir' Sonra çağırır insanı, belki cennet kokusunu duyurmak içindir bu davet, belki kendi yanına çağırıyordur. İşte o ayet: 'Secde et, yaklaş!' Eğil ve ben senin başını göklere erdireyim, yıldızları ayağına sereyim, sana gezmekle bitiremeyeceğin cennetler, sayamayacağın nimetler vereyim demektir bu. Secde et, vav ol, vay dememek için şey olan insan herşey demek olan Rabbinin önünde

Duâ

Manası: '(En üst orta Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla başlarım. (Sağ ve sol daire içi Allah Teâlâ'ya imân ettim (orta kısım) ve meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, kadere, hayrın ve şerrin Allah'tan olduğuna, (ortanın altı) öldükten sonra dirilmenin gerçek olduğuna inandım. Ben şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur ve yine şahitlik ederim ki Muhammed onun kulu ve Resuludür.'

 

Bu eser 1956 senesinde yazılmıştır ve şu anda orjinali İstanbul Topkapı Sarayı Yazı Salonu'nda bulunmaktadır. Orjinal boyutları 43x54 cm'dir. Eserin en alt satırında Arapça olarak İcazet yazı stili ile hattatın imza cümlesi yer almaktadır ve manası şöyledir: 'Bunu yazan Güzel Sanatlar Akademisi hat muallimi fakir Hacı Mustafa Halim günahlarının bağışlanmasını diler.'

 

Hattatlar bazen eserlerinin sonuna bu tür imzalar atarlar ve kendilerini 'âciz', 'fakir', 'günahkâr' gibi sıfatlarla niteleyerek tevâzu gösterirler.

 

Bu çalışmada İslam inancının temel taşlarını görüyorsunuz. Buradaki yazıların hepsine birden 'Amentü' adı verilir. Çoğu müslümanın ilk ezberlediğii duâlardan birisi budur. Çünkü bu duâ, Müslüman kabul edilmek için söylenmesi gereken sözleri toplu halde içermektedir.

 

MEVLİD KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN

İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü'l-evvel ayının 12.gecesi doğmuştur. Milâdî takvime göre ise bu, 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlamaktadır. Bu mübarek geceye "Mevlid Kandili" denir.

O'nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti.

O'nun doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır.O gecenin sabahı gerçekten de feyizli bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir açılmıştı. Bir fazilet güneşi ve hidâyet meşalesi olan sevgili peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allahın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir. Bu hususta Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulmuştur:

"Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah'ın âyetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler."
(Âl-i İmrân, 164)

Bu gece, müslümanlar arasında yüzyılllardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta, Sevgili Peygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır. Büyük Türk Alimi Süleyman Çelebi tarafından yazılan ve asıl adı "Vesiletün'necat" olan mevlid kitabı O'nun doğumunu, üstünlüğünü ve mucizelerini en güzel bir şekilde dile getiren değerli bir eserdir.

Peygamberimizin doğum yıldönümlerinde okunan mevlidleri saygı ile dinlemek, O'nun mübarek ruhuna salât ve selâm okumak hiç şüphesiz büyük milletimizin Sevgili Peygamberimize olan engin sevgi ve bağlılığının bir ifadesidir.

Bununla beraber, O'nun ahlâk ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir. Asıl o zaman O'nun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmış oluruz.

O âlemlerin Rabbinden, "Alemlere rahmet olarak gönderildi." Asırlara sığmayacak inkılapları birkaç sene içerisinde gerçekleştirdi. Evlâtlarını diri diri toprağa gömen babalar O'na ve getirdiği prensiplere iman ettikten sonra mükemmelleştiler, dünyaya insanlık, adalet ve medeniyet rehberi olacak hale geldiler. İnsanlar O'nun tek emriyle, kökü yüzlerce yıl derinde olan alışkanlıklarını bıraktı.

O, yirminci asır insanının yüzyılda yerleştiremediği hakkı, hukuku, adâleti, hürriyeti, demokrasiyi ve insan haklarını bir solukta yerleştirdi. Böylece cehâlet asrı bir saâdet asrı olup, çıktı. Nihayet asır, asırlara taştı. Ve O, çağlar ötesiyle kucaklaştı.

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed kendisinden önceki peygamberler gibi sadece bir kavme veya millete değil, bütün insanlığa peygamber olarak gönderilmiştir. O'nun diğer peygamberlerden en farklı yönlerinden birisi budur. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulur:

"Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmezler."
(Sebe, 28)

İnsanlığın her zaman ve mekânda Hz. Peygamber'in tebliğ ettiği ilâhî mesaja ve bu mesajın hayata geçirilmiş şekli olan onun sünnetine ihtiyacı vardır. O'nu örnek almak, Kur'an'a uymaktır. Çünkü Hz. Aişe (r.a.)'nın ifâdesiyle O'nun ahlâkı Kur'an'dı.(Müslim, Misâfirîn, 139). Kur'an-ı Kerim, Peygamberimiz Hz. Muhammed'in inananlar için en güzel örnek olduğunu bildirmekte ve bu hususta şöyle buyurulmaktadır:

"Andolsun, Allah'ın rasûlünde sizin için, Allah'a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar için ve Allah'ı çok ananlar için güzel bir örnek vardır." (Ahzâb, 21)

Bu geceyi nasıl ihya edelim?

Bütün insanlık âlemine bir hidayet tarihi açan ve âlemlere halis ilâhî rahmet olan böyle yüksek şanlı bir Peygamber'in ümmeti olmakla şereflenmiş bulunan biz müminlere ne mutlu! Bu geceyi vesile bilerek, O'na ümmet olmanın şuuruna erebilmek, Bu gecenin manevî zenginliğinden istifâde etmek için en azından bir Tesbih Namazı kılalım, bir de Hatm-i Enbiyâ yapalım.

O'na ümmet olan müminlere gevşeklik yakışmaz.

Unutmayalım...

Alemlere rahmet olarak gönderilen muazzez Peygamberimizin, doğumunu anarken, yalnız mevlid okumak, ilâhîler söylemek ve kandil simidi dağıtmak yeterli değildir, sadece bu geceyi yaşamak yeterli değildir. Yüce Allah'ın sevgisine, hoşnutluğuna ve bağışlamasına ermenin yegâne yolu, Peygamberimizin yolundan gitmektir...

"De ki: Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günâhlarınızı bağışlasın..."
(Âl-i İmrân, 31

BEN DOMUZ ETİ YEMEDİM DİYEBİLİRMİSİNİZ?

Ben domuz eti yemedim diyebilirmisiniz ???

HADI SIMDI DE BILMEDIGINIZ YERDEN ET ALIN VE BILMEDIGINIZ YERDEN YEMEK YIYIN BAKALIM...'

Gaziosmanpasa Hacimasli köyü domuz çiftligi'nin sulari ve kati atiklari 300 metre mesafedeki Sazlidere Baraji'na akiyor. Baraj on milyon kisinin su ihtiyacini karsiliyor. Çiftlikte 5 bin domuz var.
Türkiye'deki domuz çiftliklerinde yillik 3 milyon kg. civarinda et üretiliyor. Bu rakam neredeyse kirmizi et üretiminin yarisi. Üretilen domuzlar otellere, yemek fabrikalarina ve marketlere 'kiyma' seklinde satiliyor. Domuz etini Salam, sosis olarak da piyasaya sürmek en sik kullanilan yöntem.
Peki neden domuz?
'Dinen yasak olmasina, Türk yemek kültürüne aykiri bulunmasina ragmen neden domuz cazip bir konu?'
Çünkü domuz yetistiriciligi kârli bir is. Domuz üretken bir hayvan. Cinslerine ve yasina göre yilda bir, iki, bazen de üç kez ve her batinda 15-20'ye kadar varan yavru dünyaya getirebiliyor. Bir domuz yilda iki kez dogum yapsa, her batindan 10 yavru yasasa, 20 sene yasayan bir domuzun 400 yavrusu oluyor. Ve dahasi yeni dogmus bir domuz 4-5 ayda 100 kiloya kadar çikabiliyor.
Normal Sartlarda evcil bir domuzun yüzde 30'u yag olarak ayrilabilmekte iken bu rakam bazen yüzde 50'yi bulabiliyor. Yani 150 kg'lik bir domuzdan 75 kiloluk yag elde edilebiliyor. Bu da dana yada koyuna göre tercih edilmesinde önemli bir etken.
Beslenmesi kolay, cam disinda -les dahil- her seyi yiyebiliyor. Her domuz da ortalama 80-100 kiloya ulastigi zaman kesiliyor. Kaba bir hesapla sadece bu çiftlikten yilda yaklasik 1 milyon kg. et çikiyor.
Bu etlerin hangi kanalla, nerelere satildigi meçhul. Diger çiftlikler de göz önüne alindiginda Türkiye'de yaklasik 3 milyon kg domuz etinin piyasaya degisik yollarla sürüldügü ortaya çikiyor.
Türkiye'deki toplam kirmizi et tüketiminin de 6 milyon kg. oldugu göz önüne alinirsa tablonun vahameti daha da netlesiyor. Kilosu 1 ile 3.5 milyon lira arasinda satilan bu domuz etlerinin agirlikli olarak kiyma, sucuk, salam ve sosis olarak satildigi dile getiriliyor. Çiftlik çalisanlarindan Ismail Türk'ün verdigi bilgiye göre kesilen etler toplu olarak büyük otellere, yemek fabrikalarina kiyma ve sosis gibi ürünler olarak satiliyor.
Bu ve benzeri çiftliklerden resmi olarak bes firma domuz satin aliyor:
Çerkezo, Polonez, Nuta, Namet ve Sütte ...
1.
Çerkezo aldigi ürünleri Salam Sosis olarak piyasaya sürerken ayni zamanda Tesvikiye'deki Sarküterisinden de nihai tüketiciye ulasiyor. (ki bu firmanin bir de TADET adi altinda otellere ürün sattigi bir markasi daha bulunuyor... ) Ayni zamanda butik magazalarda ve ulusal zincir magazalarda satilan BONUS markali ürünlerin üreticisi de ÇERKEZO...
2- Ayazaga'daki Çerkezo'nun hemen yaninda üretim yapan
SÜTTE firmasi da salam, sosis ve jambonlarini markasiyla satiyor. Ancak bilinen bu firmalar ürünleri çesitli zamanlarda farkli isimlerde piyasaya sürüyor. Daha önce Sütte olarak piyasaya sürülen domuz mamulleri son dönemde PIGGY adiyla satiliyor. Üstelik ünlü Amerikan fast food zincirlerinden Little Caesar's Pizza tam 10 yili askin süreden beri et mamullerini SÜTTE firmasindan temin edip bizlere bir güzel yediriyor.
3-
POLONEZ 5 yil öncesine kadar resmi olarak domuz ürünleri imal edip MIGROS'larda açik açik ürünlerini satarken, son yillarda %100 dana etinden ürünler imal ettigini iddia ediyor.
'Peki ya bunlari göz göre göre magazalarinda sattiran satin alma müdürleri aldiklari rüsvetin yani sira bu milletin vebalini aldiklarini da biliyorlar mi sizce?'

POLONEZ'in ciddi anlamda piyasaya yayilmasindaki en büyük faktör MIGROS' tur . O dönem Migros'un et mamulleri satin almasinda olan (Su an oyuncak reyonunda satin almacilik yapan) Coskun bey'in büyük paralar karsiliginda POLONEZ'le isbirligi içerisinde oldugunu ve bizzat domuzlari bizlere yediren kisi oldugunu biliyor muydunuz?
Peki ya
Migros'ta çalisan tüm tezgahtarlarin eksiksiz olarak her ay sonunda POLONEZ 'in sahibi MUSTAFA AKKAS beyden (veya satis müdürü sifati ile çalisan ALI ÖZYAVAS'tan) maaslarini ve primlerini (bizlere sattiklari et mamulleri üzerinden ) aldiklarini biliyor muydunuz?
Peki
METRO GROS MARKETLER'in (Su anki degil bir önceki) satin almaciligini yapan kisinin Su an BAGDAT CADDESINDE bulunan Polonez - Barbekü restoranlari' nin sahibi oldugunu biliyor muydunuz?
Peki Izmir'in kalesi olarak görülen
KiPA Marketler'in satin almaciligini yapan bayanin Polonez'in resmi hissedari oldugunu biliyor muydunuz?
PEKI AMERIKAN FAST FOOD ZINCIRI
DOMINO'S PIZZA ve ALMAN EKOLÜ DR.OETKER PIZZALARIN IÇERISINDE POLONEZ ET MAMULLERININ KULLANILDIGINI BILIYOR MUYDUNUZ?
PEKI
GIMA MARKALI VE PIYASALARDA SATILAN OPI MARKALI ÜRÜNLERI POLONEZ'IN ÜRETTIGINI VE BUNUN KARSILIGINDA NE KADAR PARA YEDIRDIGINI BILIYOR MUSUNUZ?
'Peki, sizce Türkiye'de domuz eti yemeyen insan kalmis midir?'
4-
NUTA öncelikle 7 TEPE markasi ile taninmakla beraber Güneydeki - Her sey dahil - tatil köylerinin bir numarali tedarikçisi, e tabi yabanci turistlerin yaninda yerli turistlerde güme gidiyor. Bu firmalar özellikle büyük alisveris merkezlerinde ayri bir stant açiyorlar. Ancak küçük Sarküterilerde karisik olarak duruyor ve birçok tüketici farkina varmadan domuz ürünlerini satin alabiliyor . Üstelik isin ilginç tarafi bu firma Simdi de firma tanitim cd si hazirlamis Carrefour gibi büyük hipermarketlerde ne kadar hijyenik üretim yaptigini anlatiyor. Ama 7 TEPE SOSIS hafta sonlari marketlerde KDV dahil 2.900 YTL ye satiliyor.
Çünkü maalesef bu adamlar sosislerin içerisinde hayvan küspesi gibi lafini bile etmek istemedigimiz katkilar kullaniyorlar ... Domuz hammaddeli salam ve sosislerin kesiminin yapilip piyasa sürüldügü bir baska yer de
NUTA'nin üretimini yapan kisinin islettigi Dolapdere'deki imalathane. (IDEAL markali salam sosis imalatçisi )
5-
NAMET ünlü EMINÖNÜ HASIRCILAR ÇARSISININ IÇINDE yillardir taninan NAMLI PASTIRMACI'nin modern hali !!! Su an modern(!) üretim tesisleri BAYRAMPASA MEGACENTER (GIDA HALI) içinde derme çatma bir imalathaneden öteye geçemeyecek konumda olan ve üretim kapasiteleri aylik -günün 24 saati çalistiklarini düsünürseniz- 70 tonu geçemeyecek olan bu imalathanede NAMET ayda 270 ton et mamulü üretiyor ve satiyor.
Bu aradaki 200 tonluk kapasite açigini ise ISTANBUL DISINDA ne id ügü belirsiz imalathanelerde, merdiven alti firmalarda üretim yaptirip üzerine ' %100 NAMET KALITESI' bastiktan sonra (üretim yeri olarak BAYRAMPASA'daki adreslerini gösteriyorlar) bizlere afiyetle yediriyorlar.
Carrefour
ve diger tüm zincir magazalarda POLONEZ'in uyguladigi benzer taktikleri uygulayan NAMET bugün kapasitesinin 3 kat üzerinde üretim yaparak gururla ülkemizi temsil ediyor.
Peki, Cem Yilmaz'in dedigi gibi janjanli ambalaja sahip
NAMLI pastirmalari' nin sahipleri olan Engin ve Esen Mepa kardeslerin ayni zamanda Çorlu'daki domuz çiftliklerinin yari hissesine sahip olduklarini da biliyor muydunuz?
2000 yilinda patlak vermis olan kaçak buffalo etlerinin de NAMLI pastirmalari' nin sahipleri olan Engin ve Esen Mepa kardesler tarafindan getirildigini hatt a Bayrampasa'daki imalathanelerinin gazetecilerin ve kameralarin gözü önünde basildigini, Engin Mepa'nin Show TV'ye, o dönemin 1 trilyon lirayi kendi elleriyle hediye ettigini, sonra da Milliyet, Hürriyet ve Sabah gazetelerine verdikleri dev ilanlarla tüm olanlari ve baskinlari yalanladiklarini biliyor muydunuz?
NAMLI
Pastirmalarinin hem % 5 hissesine sahip olan, hem de imalat müdürlügünü yapan Muzaffer adindaki sahsin ayni dönemde kardesi ile Bagcilar semtinde açmis oldugu imalathanede at ve esek etinden yaptigi pastirmalari dilimleyerek zincir marketlere sattiklarini biliyor muydunuz?
2004 yilinda da Ugur Dündar ekibi tarafindan basilarak ekran da gösterildigini hatirlayabildiniz mi?

Domuz konusunda herkes topu baskasina atiyor. Bu noktada tüketicinin yapmasi gereken seyi Çevre Saglik Il Müdürlügü Gida ve Çevre Kontrol Subesi
Müdürü Irfan Yilmaz özetliyor;
'- Piyasadaki etleri denetlemek mümkün olmuyor.'
'Kisacasi ne yediginize dikkat edin. Çok emin olmadiginiz bilmediginiz markalarin ambalaj güzelligine kanmayin.'
 
Ömer KIZILIRMAK
TÜBITAK-SAGE Planlamalar ve Kalibrasyon Birim Amiri

~~ Evlilikte 6.hafta, 6.ay, 6. yil :))))

SENİ SEVİYORUM
6. hafta: Seni seviyorum
6. ay: Tabii ki, seni seviyorum
6. yil: Seni sevmesem çoktan çeker giderdim
 

EVE GELİŞ
6. hafta: Askim, ben geldim
6. ay: Selam!
6. yil: Annen ne yemek yapmis?
 

KAPI ÇALINDI
6. hafta: Zahmet etme, ben açarim
6. ay: Ben açayim mi kapiyi?
6. yil: Yahu su kapiya baksaniza!
 

TELEFONDA
6. hafta: Sevgilim, Ayse telefonda
6. ay: Seni ariyorlar
6. yil: Telefoooon!
 

ÇOCUKLUĞA DAİR
6. hafta: Zor bir çocukluk geçirmissin
6. ay: Senin anan da cins ha
6. yil: Ulan tam da anana çekmissin
 

TATİL PLANLARI
6. hafta: Bu yaz seni Venedik´e götürecegim
6. ay: Tatilde Ankara´ya gitsek ne olur?
6. yil: Niye, evin suyu mu çikti?
 

HEDİYELER
6. hafta: Bu yüzügü insallah seversin
6. ay: Resim çerçevesi aldim, her zaman lazim
6. yil: Su parayla kendine bir sey al
 

SİNEMAYA GİDİLİYOR
6. hafta: Hangi filmi görmek istersin?
6. ay: Evita´ya gidelim mi?
6. yil: Evita´yi gör, ben çok begendim
 

KÜÇÜK SAKARLIKLAR
6. hafta: Üzülme sevgilim, leke yapmaz
6. ay: Dikkat etsene yahu!
6. yil: Amma da sakarsin be kadin!
 

FIKIR AYRILIKLARI
6. hafta: Ben pek bu fikirde degilim
6. ay: Bu konuda yanlis düsünüyorsun
6. yil: Saçma sapan konusma, Allahini ´seversen
 

YEMEKLER
6. hafta: Yaptigin yemeklere de bayiliyorum
6. ay: Bu aksam ne yiyoruz?
6. yil: Gene mi makarna!
 

ELBİSELER VE ALIŞVERİŞ
6. hafta: Bu elbise sana çok yakismis
6. ay: Bir elbise daha mi aldin?
6. yil: Kaç para verdin buna?
 

ÖZÜR DİLEMEK
6. hafta: Özür dileyecek bir sey yapmadin ki
6. ay: Biraz dikkat etsene be kizim
6. yil: Hay senin eline...

ARKADAŞLAR MÜSAİTSENİZ SOYUP GİDİCEM

Arkadaşlar müsaitseniz soyup gidicem

İstanbul'da PTT soyuldu.

Ankara'da PTT soyuldu.

Karabük'te PTT soyuldu.

Samsun'da PTT soyuldu.

Antalya'da PTT soyuldu.

*

Kovboy filmlerindeki posta arabaları gibi, ha babam PTT soyuluyor... Ama bizim Jesse Jamesler, biraz acemi!

*

Bi tanesi paraları döktü kaçarken.

Bi tanesi bıçağı düşürdü elinden.

Biri hesapta otomobille sıvıştı...

Plaka kabak gibi!

Ankara'dakini soyan kira kontratını düşürdü iyi mi... Üstünde adresi yazıyor.

*

Bi tanesi güya "tabancam var" diye tehdit etti, tabancayı sardığı gazete bi açıldı ki, içinde saç kurutma makinesi var!

Diyarbakır'daki daha fena...

Kemerinden tabancayı çıkarırken kendini vurdu, üstelik iki defa, soyulan PTT'ciler ambulans çağırdı, kasığında iki mermiyle hastaneye kaldırdılar.

*

Senin benim gibi insanlar.

*

Yakalanınca anlatıyorlar...

"Kredi kartı borcum var."

"Evime haciz geldi."

"9 aydır işsizim."

*

Hem vallahi hem billahi, bi kelime abartı yok, polis şefi arkadaşım anlattı, İçerenköy PTT soygunu aynen şöyle olmuş...

Soyguncu vatandaş, elinde oyuncak olduğu tahmin edilen tabancayla geliyor, "Arkadaşlar, 1.350 lira borcum var, lütfen bu parayı verin gideyim" diyor! Tarihin en nazik eşkıyası... 1.400 lira verseler, almayacak... Kasadan çıkarıp sayıyorlar, 350, 600, 770, 980, 1.350 lira... Veriyorlar, teşekkür ediyor, gidiyor.

*

Polis gülmekten yakalayamadı henüz!

Enselendiğinde, 15 sene yiyecek.

*

Teğet budur...

Eskiden kredi kartı borcundan batan vatandaşlarımıza af çıkarıyorduk, bu gidişle, yakında, kredi kartı borcu yüzünden soyguncu olan vatandaşlarımıza af çıkarmak zorunda kalacağız.